29 Kasım 2009 Pazar

İmparatorluktan Tanrı Devletine


Yazar: Mehmet Ali Ağaoğulları, Mehmet Köker
Benim sevdiğim ve ilgi duyduğum bir konu üzerine yazılmış bir eser. Roma politik tarihinden feodal devletlere kadar geçen sürede devlet , hukuk ve politik hayata dair yapılmış bir akademik araştırma. Bölümleri oldukça pedegojik olarak ve dönemlerin politik hayata yön veren ünlü düşünürlerine de ayrıntılı olarak yer verecek şekilde anlatmış olması kitabı okurken sıkıcı hale getirmiyor. Birçok referans ve dipnotun olması da kitabı bir başvuru eseri haline getiyor.
Cicero, Paulus, Agustus, Salisburyli John ve Tomas hakkında ayrıntılı bilgiler bulunması benim için çok öğretici oldu

25 Ekim 2009 Pazar

Avrupa ve Biz


Yazar: İlber Ortaylı


İlber Ortaylı'ya ait başka kitaplarla ilgili yorumlarımda bulunuyor. Bu kitapta yine aynı yorumları kapsayacak şekilde bir eser. Gerçi birçok tekrarın olması kitabın sonlarına doğru biraz sıkıcı oluyor ama bir yandan da tekrarlar sayesinde aklından çıkmayacak bazı örnekler edinebiliyorsun.


Bundan önceki eserleri ile de ilişkili olan bir kitap olduğunu içi ortalama bir İlber Ortaylı kitabı diyebiliriz. Bence en dikkat çekici yön burada İlber Hoca'nın açık ve AB karşıtı bir söylemi hem tarihi hem sosyolojik perspektiften dile getirmiş olması.

27 Eylül 2009 Pazar

Modernleşme Kuramı


yazar: Farettin Altun


Modernleşme, üzerine en çok laf söylenilen ama bir o kadar üzerinde uzlaşılmasından uzak bir kavram. Bu kavramın akademik ve felsefi yönünü yorumdan uzak ve bilimsel bir kronolojik çalışma olarak ele alan bu eserin modernleşme üzerine söz söylemek isteyenler için başlangıç noktası olabileceği kanaatindeyim.


Bu tür eserlerin başka sosyolojik alanlar içinde yapılması, içinde bulunduğumuz teorik bilgi eksiklğinin giderilmesi adına büyk hizmet olacaktır.

25 Aralık 2008 Perşembe

Işık Bahçeleri



Yazar: Amin Maalouf

Antik Çağ çok bilgi sahibi olduğum bir zaman dilimi değil. "Amin Maalouf roman yazmışta okumaz mıyım" diyerektene okudum bu kitabı. Bir baktım ki, Manizm'in kurucusunun hayatını anlatan bir roman. Tabi aralarda bol bol dönemin İran'ında hüküm süren Sasanilerin tarihinden de alıntılar var. Klasik bir Amin Maalouf eseri. Sürükleyici, ayrıntıları bol ve hiç bitmesini istediğiniz...

15 Aralık 2008 Pazartesi

Aşk Coğrafyasında Konuşmalar


Yazar: Nihat Genç

Nihat Genç ilginç bir yazar. Sky Türk'teki yorumları vasıtasıyla tanıdığım hem üslubundan hem de anlattıklarından olumlu yönde etkilendiğim biri. Bu kitabında da, bizi biz yapan değerleri kendi ülubu ile ve sanki konuşur gibi anlatmış. Zaten, kitapta tv yorumlarından bir derleme.

Neden şu anda zillet içindeyiz sorusuna verdiği cevaplar benim de kendi kendime bulduğum çözümlerle örtüştüğü için bir kat daha tatmin oldum.

Zaman buldukça birkaç kitabını daha okumayı planlıyorum.

13 Aralık 2008 Cumartesi

Doğu ve Batı Arasında İslam



Türkiye'de nesiller bütük trajedilerle birlikte büyürler. Bu trajediler kimi zaman kendi yudumuzun kimi zaman kalben bağlı bulunduğumuz toprakların trajedeleri olagelmiştir. Son iki yüzyıl sadece bu trajedilerin tarihidir bizim için. Benim neslimin trajedesi ise Bosna'dır. Ben tüm çocukluk ve ergenliğimi oradaki kan ve gözyaşı selini duyarak ve izleyerek geçirdim. Tüm dualarımda onların adı vardı ve o trajedinin parlayan yıldızı büyük alim Aliya İzzet Begoviç benim kahramanım olmuştu.

Bosna ziyaretim sırasında yüreğimi sanki bir parçasını da o topraklardaki şehit mezarlarında bırakmıştım. O günden sonra hiç bir zaman ben eskisi gibi olamadım. Bir insanın bir insana bunları yapabileceğini görmek fecii bir tecrübe oldu. Benim fantazilerimde bile görmeyeceğim psikopatlıklar Boşnaklara reva görülmüştü.

O milletin en büyük alimlerinden ve ilk devlet başkanı Aliya'nın bir çok bilimsel yapıta imza attığını bilen ise çok az kişi vardır. Avrupa müslümanlığının son büyük aliminin bu eseri aslında bizim topraklardaki kafa karışıklığının da kökenleri inceleyen büyük bir felsefik eser olarak kitaplıklarda yerini almalı.

İslam'ın politik yönünü hiç ele almadan, Batı felsefesinin temelleri ile İslam'ın bakış açısını karşılaştıran ve karşılık dönüşümlerini inceleyen bir eser. Kavram kargaşalarını ortadan kaldırma konusunda öğrenilebilecek birçok konu var.

Uzun ama keyifli bir anlatım.

20 Ekim 2008 Pazartesi

İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı


Yazar: İlber Ortaylı

Bazı kitaplar vardır şarap gibi derler. Gerçi ben şaraptan anlamam ama zamanı geçtikçe güzelleşen okuduğunda farklı şeyler anladığın kitaplardır bunlar. Benim için bu kitap öyle bir şey. Baştan sona 2. kez okudum. Ama bazı bölümlerini belki 10 kez okumuşumdur. Hayat tecrübem, bilgi birikimim ve gelişen olaylara baktıkça kitabı daha iyi anlamak mümkün oluyor. Tam bir başucu kitabı.

Tarihte, hep merak ettiğim bir dönem vardır. Yakın çağ ve sonraki endüstriyelleşme çağı. Bununla ilgili tabiri caizse ne bulsam okurum. Tüm tarihleri çapraz şekilde okumak çok hoşuma gidiyor ama en az bilgi bizim tarihimize dair var. 19. yüzyıl sanki hiç yaşanmadı bizde. Bu kitap tam da o dönemi anlattığı için çok hoşuma gidiyor. Viyana kuşatması ile bizim tarihimiz en azından okulda öğretilen tarih biter. Halbuki, asıl tarih o noktadan sonra hızlanır. Tamam kayıpların ve zilletin başat olduğu dönemdir ama bugünümüzü anlatan yegane asırdır.

Üstat bunu anlatarak büyük bir hizmet yapmıştır. Her kitap gibi, bayıltmadan ve ekstra efor sarf etmeden, gereksiz ayrıntılara boğmadan konunun özünü analitik olarak anlatmış.

Şahaser !